biçimlendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biçimlendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2011 Salı

Her Sınıfa Lazım Metotlar

Sınıflarınızı Bileşke Türler-Sınıflar adlı yazıda🔎 önerilen veya diğer kaynaklarda okuduğunuz reçetelere uyarak gerçekleştirdikten sonra bile, programlarınızın sıklıkla beklentileriniz dışında davranış sergilediğini gözlemleyebilirsiniz. Bu hayal kırıklığı kimi zaman yaptığınız bir dikkatsizlikten, kimi zamansa öngöremediğiniz bir işlevselliğin yokluğundan veya eksik gerçekleştirilmiş olmasından kaynaklanır. İşte bu yazıda, tüm sınıflarda özel olarak ele alınıp gerçekleştirilmeleri konusunda karar verilmesi gereken bazı özel metotlara değineceğiz ve Kuantum Tanrısı'nın JSM'nin içine kötü niyetli cinler yerleştirdiği kuruntusundan kurtulmaya çalışacağız.


Hoş Yazım


Hatadan arındırma amacıyla başvurduğunuz çıktı komutlarınızın neden anlaşılmaz şeyler yazdığını açıklamakla başlayalım. Aşağıda verilen [oldukça yetersiz] Öğrenci sınıfını kullanarak ne yapmamız gerektiğine bir bakalım.

Öğrenci.java
import static java.lang.System.*;

public class Öğrenci {
  public static void main(String[] ksa) {
    Öğrenci öğr1 = new Öğrenci(123, "Ayşe", "Öztürk", 3.5F);

    out.println(öğr1);
    // metodun devamı...    
  } // void main(String[]) sonu

  public Öğrenci(long no, String ad, String soyad, float ort) {
    _ad = ad;
    _no = no;
    _ortalama = ort;
    _soyad = soyad;
  } // yapıcı(long, String, String, float) sonu

  public String ad() { return _ad; }
  public long no() { return _no; }
  public float ortalama() { return _ortalama; }
  public String soyad() { return _soyad; }

  private String _ad, _soyad;
  private long _no;
  private float _ortalama;
} // Öğrenci sınıfının sonu
$ javac -encoding UTF-8 Öğrenci.java
$ java Öğrenci
Öğrenci@6e1408
...
İşaretli satır tarafından basılanın bir Öğrenci nesnesi olmakla birlikte, haklı olarak, çıktıda nesne içeriğine dair bilgilendirici bir şey olmadığını düşünebilirsiniz. println (ve print) metotlarının işleyişine bakarak bunun neden tam olarak doğruyu yansıtmadığını anlamaya çalışalım. Söz konusu metotlar herhangi bir türden—ister ilkel tür olsun isterse bileşke tür—argüman alacak şekilde aşırı yüklenmiştir. Bu metotlardan char, char[] ve String argüman bekleyenlerin dışındakiler, aldıkları argümanı önce bir String nesnesi haline dönüştürür, ardından bu katar içindeki karakterleri basarak işini görür. Bileşke türlü değerlerden karakter katarına dönüşüm, aşağıdaki denkliklerden de görülebileceği gibi, önce String sınıfındaki valueOf metodunu çağırarak daha sonra ise bu metottan dönüşümü yapılmak istenen nesneye toString iletisi gönderilerek yapılır.
out.println(2 + öğr1);
out.println(String.valueOf(2) + String.valueOf(öğr1));
out.println(String.valueOf(2) + öğr1.toString()));
Dolayısıyla, sorumlunun öğr1'e toString iletisinin gönderilmesi sonucunda çağrılan aynı adlı metot olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, öğr1'in üyesi olduğu Öğrenci sınıfına bakıldığında bu ada sahip bir metodun bulunmadığı görülür. O zaman, olmayan bir metodun çağrılmasıyla hata verilmesi gerekirken neden yukarıdaki çıktı üretilmektedir? Yanıt, söz konusu metodun bir diğer sınıftan kalıtlanmış olmasında yatar. Hoş yazım gibi tüm sınıflarda bulunması beklenen bir işlevsellik çok genel bir şekilde tüm sınıfların ortak atası olan Object sınıfındaki toString metodunun gerçekleştirimi ile sağlanmış ve Öğrenci sınıfının kendi özelliklerini yansıtan bir gerçekleştirim sağlamaması sonrasında derleyici tarafından bu metot kullanılmıştır. Tüm sınıfların ortak paydasından yararlanarak içi doldurulan bu metot ise nesnenin ait olduğu sınıfın adı, '@' ve nesnenin kıyım değerini birleştirerek işini görmektedir.1 Nesnelerimizin çıktı ortamına basıldığında sonucun anlaşılır olmasını istiyorsak, toString adlı bu metodu nesnelerimizin özelliklerini düşünerek gerçekleştirmemiz gerekir. Öğrenci sınıfı için uygun bir gerçekleştirim aşağıda verilmiştir.
...
public class Öğrenci {
  ...
  public String toString() {
    return _no + " " + _ad " " + 
           _soyad + " " + _ortalama;
  } // String toString() sonu
  ...
} // Öğrenci sınıfının sonu

Eşitlik Denetimi


Hangi sınıfa ait olursa olsun tüm nesnelere gönderilmesi söz konusu olabilecek bir diğer ileti, hedef nesneye kendisini aynı türden bir diğer nesne ile eşit olup olmadığını denetlemesini söyleyen equals iletisidir. Başta işin, ilkel türlü değerlerde olduğu gibi, == ile halledilebileceğini, aslında equals iletisine ihtiyaç bile duyulmaması gerektiğini düşünenleriniz olabilir. Bu arkadaşlara, diziler konusunu işlediğimiz yazının🔎 aşağıya kopyaladığımız örneğiyle bunun olanaksız olduğunu hatırlatalım. Çünkü == tutacakların eşitliğini denetler. Bu da, eşitlik denetiminin true sonuç üretmesinin ancak aynı nesneyi gösteren iki tutacakla mümkün olacağı anlamına gelir. Bir diğer deyişle, == nesnelerin aynılık denetimini yapar, eşitlik denetimini değil.
String ad1 = new String("Tevfik");
String ad2 = new String("Tevfik");
System.out.println(ad1 == ad2); // => false
O zaman, Object sınıfında sağlanan equals metodu da eşitlik denetimini yapsaymış keşke diyebilirsiniz. Biraz düşündüğünüzde, farklı yapıya sahip belirsiz sayıda sınıfta eşitlik kavramının birbirlerinden çok farklı olacağını anlarsınız ve bunun da toString'de olduğu gibi sınıf gerçekleştirimcisinin müdahelesini gerektirdiğini görürsünüz. Zira, equals iletisinin tüm sınıflar için ortak payda olarak sunulan Object sınıfındaki metot gerçekleştirimi, == gibi davranır ve aynılık denetimi yapar. Yüksek performanslı bu çözümün isteklerinizi karşılamaması durumunda, aşağıdaki gibi amaçlarınıza uygun bir metodu sağlamanız yerinde olacaktır.
...
public class Öğrenci {
  ...
  public boolean equals(Object diğerNesne) {
    Öğrenci diğerÖğr = (Öğrenci) diğerNesne;

    return _no == diğerÖğr._no;
  } // boolean equals(Object) sonu
  ...
} // Öğrenci sınıfının sonu
Dikkat edecek olursanız, metot gövdesinin ilk satırında parametrede geçirilen Object türlü tutacağı biçimlendirmek suretiyle arkadaki nesneyi bir Öğrenci nesnesi gibi kullanmak isteğimizi bildiriyoruz.2 Böylece, biçimlendirmenin sonucu olarak döndürülen Öğrenci türlü tutacak değerini atadığımız diğerÖğr adlı yerel değişkeni, kaplamının (İng., scope) sonuna kadar Öğrenci sınıfının özelliklerini yansıtacak şekilde kullanma hakkını kazanıyoruz. Bunun sebebi, Object sınıfının tüm Java sınıflarının ortak özelliklerini tutuyor olması ve _no altalanının bu ortak özellikler arasında bulunmaması.

equals metodunun ezilmesi yönünde bir karar verilmesi durumunda, hashCode iletisinin de gözden geçirilmesi gerekecektir. Hedef nesnenin Hashtable, HashMap ve HashSet gibi kapların altyapısında yararlanılan doğrudan erişimli veri yapılarında tutulabilmesi için kıyımdan geçirilerek tamsayı karşılığını döndüren bu iletinin Object sınıfındaki sözleşme tanımına bakılacak olursa, eşit olan nesnelerin aynı kıyım değerine sahip olması gerektiği görülür. Dolayısıyla, aynı öğrenciyi temsil eden farklı nesnelerin eşit ilan edildiği Öğrenci sınıfında, hashCode metodunun da bu eşitliğin altını çizen bir biçimde ezilmesi gerekecektir. Buna göre, aynı öğrenci numarasına sahip tüm Öğrenci nesnelerini eşit ilan eden yukarıdaki equals metoduna koşut hashCode gerçekleştirimi aşağıda verilmiştir.
...
public class Öğrenci {
  ...
  public int hashCode() { return (int) _no; }
  ...
} // Öğrenci sınıfının sonu
Dikkat edecek olursanız, long olan numaranın int olarak biçimlendirilmesi sonucu veri kaybı yaşanmış ve farklı iki öğrenciyi temsil eden Öğrenci nesnelerinin aynı kıyım değerine sahip olma olasılığı belirmiştir. long türünün int türünden daha büyük bir değer uzayına sahip olmasından kaynaklanan bu durum, hashCode sözleşmesini ihlal etmemektedir; istenen aynı öğrenciyi temsil eden nesnelerin eşit kıyım değerlerine sahip olmasını garanti etmektir, ayrı öğrencilerin aynı kıyım değerine sahip olmasını engellemek değil.

hashCode iletisinin kullanımı, nesnelerin kıyım tablosu temelli kaplarda tutulmasına sınırlı değildir. Eşitlik denetiminin uzun zaman alan bir işlem olması durumunda, hashCode olumsuz yanıtın hızlı verilmesini olanaklı kılar. Örnek olarak, binlerce elemana sahip ve ön tarafları birbirleriyle aynı olan eşit uzunluklu iki liste düşünün. Listeleri dolaşıp elemanları karşılıklı olarak eşitlik denetimine tabi tutmaktansa, listelerin öncelikle kıyım değerleri karşılaştırılır. Karşılaştırmanın olumsuz sonuç vermesi, listelerin eşit olmaması anlamına geldiği için hızlı bir biçimde yanıtı bulmamızı sağlayacaktır.3 Dolayısıyla, hashCode metodu da equals ile birlikte ele alınmalıdır.

Kopyalama


Programlamaya yeni başlayıp eşitlik denetiminde tatsız bir sürpriz yaşayanların çoğu, nesne kopyalama işleminde de benzer bir sıkıntı yaşarlar. Bunun sebebi, kopyalama amacıyla ilkleme veya atamadan yararlanmaları ve bu işlemlerin nesne yerine tutacağı kopyalamasıdır. Dolayısıyla, nesneler kopyalanmayacak, paylaşılacaktır. İhtiyacını duyduğumuz şey kopyalayan yapıcı gerçekleştirimidir. Kopyalanmak istenen nesnenin türünden bir parametresi bulunan bu metot, nesne kopyalamaktan ne anlaşıldığını gerçekleştiren bir gövdeye sahip olmalıdır. Öğrenci nesnelerinin kopyalanması için kullanılabilecek bir kopyalayan yapıcı gerçekleştirimi aşağıda verilmiştir.
...
public class Öğrenci {
  ...
  public Öğrenci(Öğrenci diğerÖğr) {
    _no = diğerÖğr._no;
    _ad = new String(diğerÖğr._ad);
    _soyad = new String(diğerÖğr._soyad);
    _ortalama = diğerÖğr._ortalama;
  } // kopyalayan yapıcı sonu
  ...
} // Öğrenci sınıfının sonu
Dikkat edersiniz, _ad ve _soyad altalanları için String sınıfının kopyalayan yapıcısı kullanılıyor. Bu durumda, String nesnelerinin değişmez içerikli karakter katarları tuttuğunu bilenler, haklı olarak, kopyalayan yapıcı yerine ilklemenin daha akılcı olacağını söyleyeceklerdir. Ne de olsa, değişmeyen bir şeyin kopyalanması ile paylaşılması arasında bir fark yoktur; paylaşılan nesnenin değişmesi söz konusu olmayacağı için bir tutacak yoluyla yapılan değişikliğin bir diğer tutacak yoluyla görülmesi gibi bir durum asla ortaya çıkmayacaktır. Dolayısıyla, Öğrenci sınıfı için aşağıda verilen daha verimli gerçekleştirim de işimizi görecektir.
...
public class Öğrenci {
  ...
  public Öğrenci(Öğrenci diğerÖğr) {
    _no = diğerÖğr._no;
    _ad = diğerÖğr._ad;
    _soyad = diğerÖğr._soyad;
    _ortalama = diğerÖğr._ortalama;
  } // kopyalayan yapıcı sonu
  ...
} // Öğrenci sınıfının sonu

Varsayılan Yapıcı


Sizi gafil avlayabilecek bir diğer metot, nesnelerin ilklenmesi esnasında derleyicinin sentezlediği kod tarafından arka planda usulca çağrılabilecek olan argümansız yapıcıdır. Programcının talebi ile çağrılmayıp derleyicinin araya girerek yapıcı metot çağrılması gerekliliğine hükmettiği durumlarda çağrıldığı için varsayılan yapıcı olarak adlandırılan bu yapıcı da sınıf gerçekleştirimi sırasında göz önünde bulundurulmalıdır. Mesela, geliştirmekte olduğunuz sınıftan kalıtlayan bir sınıfın nesnesinin yaratılması sırasında sizden habersiz bir şekilde sınıfınızın varsayılan yapıcısı çağrılacaktır. Dolayısıyla, böylesine bir senaryoyu öngörmeniz durumunda varsayılan yapıcıyı sağlamanız yerinde bir hamle olacaktır.
...
public class Öğrenci {
  ...
  public Öğrenci() { }
  ...
} // Öğrenci sınıfının sonu
Bu noktada, derleyicinin varsayılan yapıcı sentezleme noktasındaki yardımını bir kez daha hatırlatarak, bu desteğin programcı tarafından herhangi bir yapıcının sağlanması durumunda geçerli olmadığını yineleyelim. Bundan dolayı, yukarıdaki işlevsiz gibi gözüken yapıcı gerçekleştirimi zorunludur.

Karşılaştırma


Sınıf gerçekleştirimi sırasında gerekliliğine karar vermemiz icap eden bir diğer işlem, sınıfımızın bir nesnesini aynı türden bir diğeri ile karşılaştırma işlemidir. Biraz kolaycı olanlarınız, toString ve equals'da olduğu gibi, aynı türe ait nesnelerin öncelik-sonralık sıralamasını saptayan bu işleme karşılık da Object sınıfında bir metot bulunduğunu ve yapılması gerekenin sınıfımızın ihtiyaçlarına göre bu metodun ezilmesi olduğunu düşünebilirler. Ancak, karşıt bir örnek kolay varılan bu yargının tüm sınıflar için doğru olmadığını gösterir. Örneğin, matemetikteki küme kavramını gerçekleştirmekte olduğumuzu düşünün; kümelerin sıraya dizilmesinin, iki kümeden hangisinin daha önce/sonra geldiği sorusunun pek de mantıklı olmadığı görülecektir. Dolayısıyla, karşılaştırma işlemi hoş yazım ve eşitlik denetimi işlemlerinden farklı ele alınmalıdır.

Derdimizin çaresi, Java alemindeki sınıfları karşılaştırılabilir olanlar ve olmayanlar şeklinde ikiye ayırmaktır. Aradığımız bu çözüm bize arayüz üstkavramınca sağlanan tasnifin ta kendisidir. Birbirleriyle ne kadar alakasız olurlarsa olsunlar, aynı arayüzü gerçekleştiren iki (veya daha fazla sayıda) sınıf, arayüz tutacağı vasıtasıyla görüldükleri takdirde aynı kullanılabilirliğe sahip olacaklardır; söz konusu sınıfların nesneleri kendi türlerinden bir diğer nesne ile karşılaştırılabilecek ve bu işlemin sonucunda sıraya dizilebileceklerdir. Dolayısıyla, yapmamız gereken Java platformundaki nesneler için karşılaştırılabilirlik kategorisini tanımlayan Comparable arayüzünü sınıfımızda gerçekleştirmektir. Bunun örneği aşağıda verilmiştir.
...
public class Öğrenci implements Comparable<Öğrenci> {
  ...
  public int compareTo(Öğrenci diğerÖğr) {
    if (_ortalama > diğerÖğr._ortalama)
      return 1;
    else if (_ortalama < diğerÖğr._ortalama)
      return -1;
    else if (_no > diğerÖğr._no)
      return 1;
    else return -1;
  } // int compareTo(Öğrenci) sonu
  ...
} // Öğrenci sınıfının sonu
Comparable arayüzü, içerdiği yegâne ileti olan compareTo'nun Java dokümantasyonunda ifade edilen anlamına uygun bir biçimde gerçekleştirimini zorunlu koşar. Bu, dönüş değeri olarak hedef nesnenin diğer nesneden "önce" gelmesi durumda artı, "sonra" gelmesi durumunda eksi, aksi takdirde 0 döndürüleceği anlamına gelir.


  1. Bir nesnenin kıyım değeri—yani, nesnenin altalanlarının özeti—nesneye hashCode iletisinin gönderilmesi ile elde edilir.
  2. Burada herhangi bir şekilde nesnenin kopyalanması gibi bir durum olmayacaktır. Aynı nesne değişik türlü iki tutacak vasıtasıyla, diğerNesne ve diğerÖğr, iki farklı arayüze sahipmiş gibi kullanılacaktır.
  3. Anlatılanın geçerli olması için, kap içeriğini değiştirmeye dönük herhangi bir işlemin başarıyla sonuçlanması sonrasında kaba dair kıyım değerinin güncellenmesi gerekir. Bu ise, içerik güncelleme işlemlerinin maliyetini olumsuz bir biçimde etkileyecektir. Dolayısıyla, önerilen yöntem daha ziyade değişmez içerikli kaplara sınırlıdır.

15 Nisan 2011 Cuma

boolean Türü ve İlkel Türler Arasında Tür Uyumluluğu

İlkel türleri tanıtmaya devam ettiğimiz bu yazıda, çalışmakta olan programda bir koşulun oluşup oluşmadığını denetlemek amacıyla kullanılan boolean türüne baktıktan sonra ilkel türden değerlerin birbirleri yerine kullanılabilme özelliklerine göz atacağız.

boolean Türü

Koşullu ve yinelemeli komut işlemenin temeli olan doğruluk denetimi, boolean türlü sabitler olan true veya false değerlerinden birini üreten ilişkisel işleçlerin1 kullanılmasıyla yapılır. Denetlenmesi istenen koşulun karmaşıklaşması durumunda ilişkisel işleçli ifadeler mantıksal işleçler2 kullanılarak birleştirilebilir.3 Bir örnekle görelim.

Faktöryel.java
import java.util.Scanner;

public class Faktöryel {
  public static void main(String[] ksa) {
    Scanner grdKnl = new Scanner(System.in);
    System.out.print("Faktöryeli bulunacak sayı: ");
    int n = grdKnl.nextInt();
    System.out.println(n + "!: " + fakt(n));
  } // void main(String[]) sonu

  public static long fakt(int n) {
    if (n == 1 || n == 0)
      return 1;
      else return n * fakt(n-1);
  } // long fakt(int) sonu
} // Faktöryel sınıfının sonu

Programımız, standart girdi dosyasından—değiştirilmediği müddetçe klavye—girilen karakterleri tarayarak istenen türden veriler haline dönüştüren Scanner türündeki grdKnl kullanılarak alınan tamsayı değerin faktöryelini hesaplıyor. Bu amaçla yazılmış olan özyinelemeli fakt metodunun sonsuz döngüye girmesini engellemekte kullanılan koşul deyimi, eşitlik denetleme işleci (==) ile oluşturulan iki altdeyimin veya bağlacı (||) ile birleştirilmesiyle oluşturuluyor. Buna göre, metottan parametre değerinin 0 veya 1'e eşit olması durumunda 1, aksi takdirde parametrenin 1 küçük değerin faktöryeli ile çarpımı döndürülüyor.

Mantıksal türün sonradan eklendiği C'nin yerleştirdiği alışkanlıklar sonucu, C/C++'da bir koşulun oluşmama durumu sıfır-benzeri bir değerle (NULL, 0,0, 0, vd.) temsil edilebilirken, oluşma durumu sıfır-benzeri olmayan herhangi bir değerle temsil edilebilir. Tür güvenliğine önem veren Java'da bu alışkanlığın unutulması gerekecektir. Dolayısıyla, aşağıdaki kod parçası Java derleyicisi tarafından kabul edilmez.

if (n % 2)
  System.out.println(n + " çift değil");
  else System.out.println(n + " çift");

İlkel Türler Arasında Tür Uyumluluğu

C/C++ dünyasından aşina son satırların Java derleyicisi tarafından kabul görmemesi, tamsayıların boolean değerler ile tür uyumlu olmadığı şeklinde ifade edilir. C/C++ dilinin "Programcı hata yapmaz, hata gibi gözüken şey muhtemelen yaratıcı bir kestirmedir" anlayışına karşılık, "Programcı da bir insandır ve hata yapabilir" felsefesinden hareket eden Java, belirtiyi ciddiye alır ve olası hatanın başkalaşmasına izin vermeden programcıya en erken aşamada (derleme) durumu bildirmeyi tercih eder.

Tamsayıların mantıksal değerlerin yerine kullanılamamasına benzer bir şekilde, byte türlü bir tanımlayıcıya int türlü bir değer sağlanması da hata olarak görülecektir. Bunun sebebi, int türünün temsil aralığının byte türünün temsil aralığında bulunmayan değerler içermesidir. Mesela, yukarıda verilen Faktöryel.fakt metodunun parametre türü byte olacak biçimde değiştirilmesi hataya neden olacaktır. Çünkü, söz konusu metodun çağrıldığı satırda geçirilen argüman int türlüdür ve -231 ile 231-1 arasındaki herhangi bir değere sahip olabilir; buna karşılık, argümanın değeriyle ilklenecek parametre byte türlüdür ve -128 ile 127 arasındaki değerleri temsil edebilir. İşte bu yüzdendir ki, parametre türünün byte olarak değiştirilmesi durumunda geçirilen argüman değerinin aşağıdaki kod parçasında olduğu gibi biçimlendirilmesi gerekir.

import java.util.Scanner;

public class Faktöryel {
  public static void main(String[] ksa) {
    ...
    System.out.println(n + "!: " + fakt((byte) n));
  } // void main(String[]) sonu

  public static long fakt(byte n) { ... } // long fakt(int) sonu
} // Faktöryel sınıfının sonu

Pek çok—kesin olmak gerekirse, sekiz—ilkel türün varlığı, tür uyumluluğu konusunda karar verme işini zorlaştırabilir. Bu noktada, türlerin kayan noktalı ve tamsayı türler şeklinde dizilmesi imdadınıza yetişecektir.

doublefloatlongintshortbyte
intchar
doubleboolean = ∅

Yukarıdaki geçişken üstküme-altküme ilişkisi ile resmedilen dizilim, en baştaki türün en kapsayıcı en sondakinin ise en az kapsayıcı olduğu şeklinde yorumlanmalıdır.4 Buna göre, double değerin beklendiği yerlerde diğer tüm sayısal türlerden değerler kullanılabilir. Buna karşılık, short değerin beklendiği yerlerde sadece byte türlü değerler kulanılabilirken, diğer tüm sayısal değerler ancak biçimlendirme yapılmak suretiyle kullanılabilecektir.

Dizilimde char türü için ayrı bir kapsama ilişkisinin tanımlanması, bu türün tamsayı türü olarak ele alınması durumunda eksi sayıları temsil edemeyecek olmasından kaynaklanır. Aynı büyüklükte bir alan kaplayan short -32768 ile 32767 aralığındaki değerleri temsil edebilirken, char 0 ile 65536 arasındaki değerleri temsil edebilir. Bir diğer deyişle, short'un char, char'ın short yerine konulması kimi zaman değer kaybına sebep olacaktır.


  1. Yararlanılabilecek ilişkisel işleçler ve varlığı denetlenen ilişki çeşidi şunlardır: == (eşitlik), != (eşitsizlik), > (büyüklük), < (küçüklük), >= (büyük veya eşitlik), < (küçük veya eşitlik).
  2. Mantıksal değerleri birleştirmede kullanılabilecek bağlaçlar ve anlamları şunlardır: ! (değilleme), && (ve), || (veya).
  3. Gerekli görüldüğü takdirde, denetleme işinin tümü veya bir bölümü, yüklem olarak da adlandırılan boolean dönüş türlü bir metodun çağrılması ile yapılabilir.
  4. Aslına bakacak olursanız, tür uyumluluğu için üstküme-altküme ilişkisinin kullanılması yanıltıcı bir uygulama. Çünkü, long ile temsil edilen kimi değerler ne double ne de float ile temsil edilebilirken, int ile temsil edilen kimi değerler float ile temsil edilemez. Ancak, anılan türler arasında dizilimin önerdiği cinsten bir tür uyumluluğundan bahsetmek her zaman doğrudur.

16 Mart 2011 Çarşamba

İlkel Türler-Tamsayılar

Bilgisayar programları, gerçek dünyada ve zihinlerimizde hali hazırda var olan süreçleri benzetmek (simüle etmek) amacıyla yazılır. Bu, kimi zaman verilen bir sayının çift olup olmadığını bulan bir hesaplama kadar basit olabilirken, kimi zamansa Mars gezegenine gönderilen bir aracın (Mars Rover) gezegen yüzeyinde güvenli bir biçimde dolaşmasını sağlayan yazılım kadar karmaşık olabilir. Ancak, üretilmesi istenen yazılım ne kadar karmaşık olursa olsun, iş eninde sonunda benzetilen süreçteki varlıkların özelliklerini temsil eden—ve genelde bilgisayar donanımları tarafından da bilinip makine kodları yoluyla doğrudan işlenebilen—basit türden değerlerin işlenmesi yoluyla icra edilir.  Örneğin, öğrenci kayıtlarını işleyen bir yazılımda gerçek iş, öğrencinin no, ad, ortalama gibi basit değerli özelliklerinin işlenmesiyle yapılır. İşte bu yazımızda, bilgisayar donanımı tarafından doğrudan desteklenmesi nedeniyle ilkel veri türü (kısaca, ilkel tür) olarak sınıflandırılan bu basit değerlerin ait oldukları türlerin tamsayıları temsil etmekte kullanılanlarına bakacağız.

Öncelikle, son tümcenin programlamaya yeni başlayanlarınızı şaşırtabilecek çoğul olma özelliğine dikkatinizi çekerim. Matematikte ℤ = {..., -2, -1, 0, 1, 2, ...} şeklinde tanımlanan ve sayma sayıları olarak adlandırılan tek bir tür varken, Java'da belirli sınırlar içindeki tamsayıları temsil eden dört türden bahsedebiliriz: byte, short, int ve long.1 Söz konusu türlerin belirli sınırlar içinde olmasının sebebi bilgisayarın sonlu bir belleğe sahip olmasında yatar: türleri ne kadar büyütmek istersek isteyelim, bilgisayar belleği pratik bir sınır olarak karşımıza çıkacaktır. Dört değişik tamsayı türünün bulunmasının nedeni ise, ortaya çıkan farklı gereksinimler sonucunda belleği ekonomik kullanma seçeneğini programcıya sunmak isteğidir.

Java tarafından desteklenen tamsayı türlerinin bellekte kapladığı alan ve bu türlere sahip terimlerin alabileceği değerlerin alt ve üst sınırları aşağıda verilmiştir. Buna göre, öğrenci notlarını tutmakta kullanılacak bir tamsayı dizisinin elemanlarının int yerine byte seçilmesi yerden %75'lik bir tasarruf anlamına gelecektir.

Tamsayı türleri ve sınır değerler2
Tür adıAlan (ikil)En küçükEn büyük
byte8-128127
short16-3276832767
int32-21474836482147483647
long64-9223372036854775808L9223372036854775807L

Tamsayı türlü ifadelerin işlenmesi sırasında, sınır dışına taşabilecek işlem sonuçlarının sessizce göz ardı edildiği ve elde edilen sonuçların aşağıda int türü için verilmiş olan öncelik-sonralık ilişkisine göre dönüştürüleceği unutulmamalıdır. [Integer.MAX_VALUE, herhangi bir int türlü ifadenin alabileceği en büyük değeri gösterirken, Integer.MIN_VALUE aynı ifadenin sahip olabileceği en küçük değeri temsil eder. Diğer türler için benzer işlev gören simgesel sabitlerin adları, Integer yerine Byte, Short veya Long konularak elde edilebilir.]


Dolayısıyla, aşağıdaki program s: -32767 b: 124 şeklinde bir çıktı üretecektir. Çünkü, s'nin yeni değeri 32767'den iki sonra gelen 32769 değil, yukarıdaki şeklin short türüne adapte edilmiş uyarlamasının gerektirdiği gibi -32767 olacaktır. Benzer şekilde, -127 değerine sahip b değişkeninden 5 çıkarılması sonrasında bu değişkenin yeni değeri 124 olacaktır, -132 değil.

TamsayıSınırları.java
public class TamsayıSınırları {
  public static void main(String[] ksa) {
    short s = 0x7ffF; // short s = 32767;
    s = (short) (s + 2);
    byte b = -0177; // byte b = -127;
    b = (byte) (b - 5);
    System.out.println("s: " + s + " b: " + b);
  } // void main(String[]) sonu
} // TamsayıSınırları sınıfının sonu

Örnek programımızın 4. ve 6. satırlarındaki biçimlendirmeler dikkatinizi çekmiştir. Zorunlu olarak yapılan bu işlemlerin sebebi, 2 ve 5 gibi tamsayı sabitlerinin değerleri ne kadar küçük olursa olsun int türlü kabul edilmeleridir. Bunun bir sonucu olarak, söz konusu satırların  biçimlendirmeler olmaksızın yazılması, bir short/byte ile bir int değerin toplanması/çıkarılması işleminin short/byte türü sınırları dışında olması olasılığı nedeniyle derleyici tarafından reddedilecektir. Çünkü, elde edilecek int türündeki değerin atama sonucunda daha küçük türden bir değişkenin yeni değeri olması olası bir değer kaybına işaret eder. Derleyici engeli, programcının bilinçli olarak bu işleme izin verdiğini belirten biçimlendirme ile aşılabilir.

Program metninin 3. ve 5. satırlarından da görülebileceği gibi, tamsayı sabitleri ondalık sistem dışında bir gösterim ile de yazılabilir; istenecek olursa, sayıların yazımında 8'li ve 16'lı taban da kullanılabilir.3 Bu takdirde, 0 ve 0x öneki ile başlayan sayıların yazımında kullanılabilecek simgelerin, sırasıyla, [0..7] ve [0..9, A..F, a..f] içinden seçilebileceği unutulmamalıdır.

Değineceğimiz son nokta, int sınırları dışındaki bir tamsayı sabitinin program metnine yazımı için kullanılması gereken gösterim. Küçük mutlak değerli tamsayılara da uygulanabilecek bu gösterim sayesinde, herhangi bir sabitin long türlü ele alınması sağlanabilir. Yapılması gereken tek şey, söz konusu sabitin sonuna L (veya l) eklemektir. Dikkat edildiğinde, aynı işin biçimlendirme ile, aşağıdaki kod parçasının ikinci satırında olduğu gibi, yapılmasının olanaksızlığı görülür. Zira, biçimlendirilme işlemi tamsayı sabitinin öncelikle int büyüklüğündeki bir bellek bölgesine konulmasını gerektirir ki, bu biçimlendirme öncesinde değer kaybının zaten yaşanmış olacağı anlamını taşır.
long l = 123456789098765L;
long l2 = (long) 123456789098765; // Derleme hatası!

  1. Karakterler bahsinde, char türünün de tamsayıları temsil etmek için kullanılabileceğini göreceğiz.
  2. Java 7 ile birlikte, sayıların algılanmasını kolaylaştırmak amacıyla alt çizgi (_)  kullanılarak rakamların gruplanması mümkün olacaktır. Örneğin, 123456789 yerine 123_456_789 yazılabilecektir.
  3. Java 7 ile birlikte, tamsayı sabitlerinin 0b öneki belirtilerek 2'li tabanda yazılması mümkün olacaktır.